Plajlar açık, sinemalar, parklar her yer tıklım tıklım.Peki biz okullarımıza bu kadar mı güvenemiyoruz? Çıkan sonuç bunu gösteriyor aslında.Okulların temiz ve paklığından, olası yoğunluklardan endişe ediyoruz sanırım, kendimiz daha iyi koruruz diye düşünüyoruz belki de.Belki diyorum elbette bilemem, tercüman olmak zor hislere.Çok farklı yorumlar, hisler, endişeler vuku bulabilir bilemeyiz.
Online eğitim, özellikle küçük yaş gruplarında titizlikle ele alınmalı bence, her zoom programını açan derse başlamalı mantığı düşündürücü. Çocuklarla aranıza bir ekran yani soğukluk ekliyorsunuz zaten, bu soğukluğun üzerine eğitimci olarak siz de uzak durursanız, çocuklarda aklınıza gelemeyecek ,tahmin bile edemeyeceğiniz tahribatlara yol açmanız mümkün. Eğitim daha rahatlatıcı, az ödev ile daha çok oyunlaştırarak oluşturulmalı.Elbette dikkat edilecek extra teknolojik durumlar olabilir, imkansızlıklar olabilir bunları da dikkate almakta fayda var, çeşitlilik arz edebilir okula göre, eve göre vs.
Uzun lafın kısası, başa gelen çekilir efendim. Fakat, yapacaksak birşeyleri de düzgün yapmalıyız bence, olsun diye değil, yapalım gitsin müfredat yetişsin diye değil.Müfredattan daha önemli dikkat edeceğimiz hususlar; çocuk psikolojisi, ev düzeni, hafif ders yükü olmalıdır.
Sevgilerimle...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder